Kıymetli Öğretmenler merhaba,

günümüzün en önemli sorunu eğitim ve ona bağlı öğretim sorunu olarak görünse de ana sorun öğretmen yetiştirme sorunudur.Çünkü niteliği yüksek öğretmen yetiştiremediğiniz zaman,eğitimin ve öğretimin icra makamını üretememiş olursunuz ki,bu da günümüzdeki gibi eğitim ve öğretim sorununu içinden çıkılması güç hale getirir.Eğitimdeki kaliteyi sınav sistemlerinde ve soru sayılarında aramak yerine nitelikli öğretmen üretiminde aramadan sorunun üstesinden gelinemez.Eleştirel düşünceyi hakim kılan bir öğretmen stoğu oluşturamadan hep aynı deneyi yapar,hep aynı sonucu elde ederiz.Yani beş sınav modeli içinde sırayla döner durur,ama eğitime arpa boyu yol aldıramayız.

Bu sorunu çözmenin temeli,eğitimle ailede başlıyor.Ancak sonrasında,okullar marifetiyle Öğretmenler tarafından devam ettiriliyor.Çünkü çocuklarımız zamanlarının önemli bir bölümünü öğretmenleri ile okullarda geçiriyor.Buna rağmen ne yazık ki,ülkemiz eğitim öğretim problemini aşamıyor.Çünkü öğretmenler de bu toplumun bir parçası.Toplumda her alanda meydana gelen yozlaşma öğretmenlik mesleğinde de ileri safhada yaşanıyor.Bu yozlaşma,gerek öğretmenlerin bireysel eğitimsizliğinden,gerekse toplumsal eğitimsizlikten kaynaklanıyor.

Öğretmenlik mesleğini seçen bireylerin,sorumluluk alma ve inisiyatif kullanma özelliklerinin olması zorunludur.İnsanlar yaşamdaki en kıymet verdikleri bireyleri,yani çocuklarını öğretmenlere emanet ediyorlar.Öncelikle bireysel olarak,sonrasında da toplumsal olarak gelişimimizde öğretmenler etkin rol oynuyor.Öyle ise,öğretmenlik mesleği yalnızca görev olarak yapılabilecek,aritmetik meselesi değildir.Mutlaka fedakarlık gerektiren özel bir iştir.

Çünkü öğretmenlerimizin öğretim işi,yani matematik,fizik,coğrafya gibi derslerinde ki teknik konular birer araçtır.Yani amaç bir çocuğa düşünmeyi ve doğru soru sormayı öğretmektir.Yani yaşamsal olarak,eleştirel düşünmeyi öğretmek için matematik,fizik,coğrafya birer araçtır.Amaç,matematik,fizik formülü öğretmeye kalırsa,en iyimser dille sonuç,çocuk için ezber olur ki;ülkemizde,günümüzün en yakan,acıtan sorunudur bu durum.İşte tam da bu nedenle öğretmenlerimizin neyi neden yaptığını eleştirel olarak yakalamaları bir zorunluluktur.20Milyon öğrenci ve öğretmen stoku bulunan ülkemizin acilen bir farkındalık içinde bu sorununu çözmeye çalışması gerekmektedir.Çözmediğimiz takdirde,öğretmenlerimiz bugün amaç edindikleri formülleri ezberleterek,sanal başarı olan sınav başarısı yakalattıkları öğrencilerini yaşam denen kurtlar sofrasına hazırlayamazlar.Bugünün rekabetçi dünyasında üreten değil yalnızca tüketen nesiller yetiştirmekten kurtulamayız.Üretmeden rekabet söz konusu bile olamaz.Bu da çocuklarımızın gelecekte oyun kurucu olamayıp,yalnızca başkalarının koyduğu kurallarla başkalarının oyununun,olsa olsa en iyi oyuncuları olur.

Mesleki,maddi ve manevi büyük zorluklarla mücadele eden sevgili meslektaşlarımın omuz vermesi gerek şarttır,ama yeter şart değildir.Toplumda topyekün fedakarlıklar olmadan bu değişimin,eğitim dönüşümünün yakalanması olası değildir.Tabii burada ülkemizin idari kadroları da öğretmenlerimizin bu fedakarlıkları yapabilmesi için gereken maddi ve manevi desteği sunmalıdır.Mesleğin itibarlı halde olması için,nitelikli gençlerimizin bu mesleği tercih etmesi için hep birlikte çalışmalıyız.

Öğretmenler Günü Kutlu Olsun.

Murat Kaçar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir