Kıymetli Gençler merhaba,

ülkemiz adına en önemli sorunlarımızdan biri hatta, belki de diğerler sorunlarımızın anası EĞİTİM SORUNU’dur.Bu nedenledir ki,bu sorunun farkındalığı içinde çalışma gayreti içindeyiz.

” Özgürlük” kavramı üzerinde konuşmak istememin en önemli nedeni ise,sahip olunan özgürlüğün üzerinde eleştirel olarak düşünmeyen bir bireyin aslında özgürlüklerini kendi elleriyle nasıl kaybettiğidir.Düşünme,insan doğduğunda var olan ve sürekli gelişen bir özelliği değildir.Düşünme de öğrenme gibi zaman içinde bireyin öğrenmesi ve uyguladıkça geliştirebileceği bir davranış biçimidir.

Örneğin,öğrenmeyi öğrenmiş bireyler,sürekli araştırma,merak etme ve öğrenme ihtiyacı hissederler.Bu nedenle de yaşadıkları hayatta duyarlı ve meraklıdırlar.Aynı şekilde düşünmeyi öğrenmiş bireyler de yaşam içinde,bilgi sahibi olmadan,fikir sahibi olmayıp,bilgelik yanılgısına kapılıp gevezelik etmezler.Önce gayet detaylı düşünürler.Sonra,düşüncelerinin sonucunda vardıkları bilgi üzerine konuşur,fikir beyan ederler.Öğrenme ve düşünme becerisi gelişmeyen bireylerin merak duygusu,bilgilenme ihtiyacı oluşmaz.Dünyanın tepsi şeklinde olduğunu söylesenizde buna inanmaktan başka çaresi de yoktur.Öğrenme ihtiyacına ait hissi de yoktur.Bu nedenle  oyunun içinde yoktur aslında.Bu oyuna dahil olamayan çocuklarımız,Dünya’daki bu teknolojik gelişimle nasıl baş eder diye düşünmemiz lazım.Kendilerine dayatılan telefon oyununu değil,o telefonun nasıl yapıldığının farkındalığı ancak çocuklarımıza Dünya rekabetini açar.Rekabet,kendi düşüncenizle ve özgür iradenizle ulaşabileceğiniz bir kavramdır.

İşte bu nedenledir ki,özgürlükler kullanılırken üzerinde mutlaka düşünülmesi gerekli olan bir kavramsal yapıdır.Konumuz eğitim olduğuna göre,bununla ilgili bir kaç somut örnekle ilerlemeyi uygun buluyorum.Sevgili çocuklar,bu hayatta öğretmenlerinizin ya da anne babalarınızın size şiddet vasıtası ile ödev yaptırması ya da ders çalıştırması söz konusu olamaz.Bunu yapmama özgürlüğünüz vardır;olmalıdır.Ancak,siz bu ödev yapmama özgürlüğünüzün üzerinde hiç düşünmeden,bu özgürlüğü doyasıya kullanmaya başladığınızda,aslında farkında olmadan ileride sizi mutlu edecek iyi bir meslek seçme özgürlüğünüzden vazgeçiyorsunuz demektir.Mesleğinizi seçme özgürlüğünüzden vazgeçmeniz yaşam boyu mutsuzlukları beraberinde getirecektir.Oysa ödevlerinizi yapmama özgürlüğünüzü kullanmadan önce bu özgürlüğünüzü kullanma biçimi ve dozu hakkında biraz eleştirel düşünseydiniz,telefonda ya da bilgisayarda ölçüsüz zamanlar boyu,oyun oynamanın hoşluğuna kapılmamış olacaktınız.Ya da hoş ve anlık keyiflerin çekiciliğine kapılmayacaktınız.Çünkü yaşamınız o an’dan oluşmamaktadır.Sonrası da vardır. Örneğin üniversiteye giden bir gencimizin,okulda derse girmeme özgürlüğü vardır.Kimse elinden tutup zorla derse sokmaz,hatta ders anında çıkmak isterse kimse engellemez bile.Ancak derse girmeme özgürlüğü üzerinde eleştirel olarak düşünmeyen bir genç bu özgürlüğü kullanırken bir süre sonra eğitim alma ve üniversite de okuma özgürlüğünden olur.Dersten kalır,okuldan atılır.Sürekli kilo alıyorum ve formum çok bozuluyor diyerek yemek yememe özgürlüğünü kullanan biri,bir süre sonra hiç yemek yiyemez hale gelip Anoreksiya denen hastalığa kapılıp hayatını kaybedebilir.Yani en temel hakkı olan,yaşama özgürlüğünü kaybeder.İşte bu somut örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Sonuçta anlaşılmasını umduğum nokta şudur:Özgürlük yaşamımızdaki en kıymetli kavramdır.Özgürlük olmadan yaşamda hiç bir şeyin kıymeti yoktur.Bu nedenle sahip olduğumuz özgürlükleri kullanırken,üzerinde  düşünmek esastır.Çünkü öyle sonuçlarla karşılaşmak mümkündür ki,bir özgürlük düşünerek kullanılmadığında,asıl özgürlükler elden kaçabilir.Bedelleri ödemek istemeyeceğiniz kadar ağır olabilir.Bu anlarda ağlamak sızlamak sonuç getirmez.Bakakalırsınız giden geminin ardından.Ah vah demeden yaşamınız üzerinde düşünerek,var gücünüzle,var olmak için çalışmanız ve üretmeniz önerisiyle..

Sevgilerimle,

Murat Kaçar

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir