çocuklarınızın yaşama hazırlandığı şu süreçlerde,kendilerini tanımlama fırsatını yine kendilerine bırakmalısınız.Sanki onlar hiç yoklarmış gibi onların adına onları tanımladığınız sırada beden dillerine bakmanızı tavsiye ederim.Tam bir teslimiyet içinde,oldukları yerde yığılmış bekliyor olmaktalar.Bugüne kadar karşılaştığım anne babaların neredeyse tamamı çocuğunun çok iyi aldığını,algısının kuvvetli olduğunu,zeki olduğunu bahseder durur.Bunu da bir kaç öğretmene atıfta bulunarak sağlamlaştırır.Zaten bu perspektiften bakan bir ebeveyne aksini söyleyecek bir öğretmen pek bulunmaz.Bulunsa da duyulmaz!Aslında çocukları yaşam başarısına götüren süreç,akademik ve psikolojik süreçlerin derlemesidir.Sadece zeka sahipliği değildir.Unutulmamalıdır ki şizofrenlerin ya da bazı otistik bireylerin zeka sorunu yoktur.Hatta fazlası vardır.Ancak gerçeklik algısı ya da sosyal ilişki geliştirememe sorunu vardır.Dolasıyla ölçek yalnızca zeka olmamalıdır.

Evlatlarınız doğrusuyla,yanlışıyla kendilerini tanımlamaya çalışsalar,kendiliklerini kavrayacaklar belki de..Kendiliğini keşfedememiş bir çocuk,nasıl olup da özgüven geliştirebilir ki?Ebeveyn olarak özgüvenli çocukların yetişmesi için kendilik değerlerini bulmaları adına çocuklarımıza fırsat vermek zorundayız.Hatta hata yapmalarına fırsat vermeliyiz.Kendimizin de kusursuz olmadığı gerçekliğini hiç unutmadan.Aksi takdirde yetiştirdiğimiz çocuk soru teknisyeni olmaktan öteye geçemez.Bu durumda alacağı diplomalar hangi okuldan olursa olsun ne yazık ki istenen sonuca ulaşamaz.Varlığını keşfedemeyen biri olarak,sahip olduğu donatıların farkındalığını göremeyen genç,yetersiz olduğu hissinden kurtulamaz.Amaçlanan hedef sapmış olur.

Çocuklarımız kendileri olup,yanlış yapmaktan korkmadıkça daha çok başarıya koşacaklardır.

Tüm çocuklara diledikleri kadar yaşam başarısı diliyorum.

mk.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir