Merhaba dostlarım,

bu yazımda öncelikle bazı kavramlarla ve sorularla ilgili sizi eleştirel düşünme yolculuğuna çıkarmak istiyorum.Bu kavramlarımız ve sorularımız,

*GEÇMİŞ KAVRAMI,

*TARİH KAVRAMI,

*GEÇMİŞ,ACABA GEÇMİŞ MİDİR?

*TARİHİ ÖĞRENMEYE NEDEN İHTİYACIMIZ VE NEDEN ZORUNLULUĞUMUZ VARDIR?

Şimdi bu kavram ve soruları  ele alıp yolculuğumuza başlayalım.

Geçmiş bir zaman kavramı olup,bizim kontrol edemeyeceğimiz yani irademiz dışında yaşanan zaman dilimidir.Geçmiş biz istesekte istemesekte yaşadığımız anlardan oluşur.Bu süre içinde yaşanan olaylar bütününe geçmiş diyemeyiz.Bu nedenledir ki çok rahatlıkla telaffuz ettiğimiz ”Geçmişimiz” kavramı genelde yanlış kullanılmaktadır.Aslında bizi ilgilendiren bu kronolojik zamandan öte,bu zamanın içinde yaşananlar,olup bitenlerdir.

Geçmiş bu zaman içinde olan biten herşey ise KÜLTÜRÜMÜZÜ oluşturmaktadır.Geçen bu zaman içindeki olup bitenlerin bütünü içindeki bir zaman dilimini alıp,buradaki kültür varlığımıza ait herşeyi eleştirel olarak düşünüp anlamlandırıp,neden sonuç ilişkisine gitmemiz ise,TARİH halini almaktadır.İşte anlaşılacağı gibi geçmiş ve kültür bizden bağımsız oluşurken,tarih bizim bilincimizle üretimine katıldığımız bir süreçtir.Yani tarihi biz bilincimizle oluştururuz.Öyle ise her geçmiş zamana tarih demek doğru olmaz.Tarih için düşünme emeği gerekmektedir.Olanı biteni neden sonuç ilişkisinde idrak etmeden tarih oluşmaz.

Tarih bilmeye neden ihtiyaç duyarız?Çünkü bugünü anlayabilmek için tarih gerekir.Bugün yaşananların temeli geçmişteki tarihsel süreç ile anlaşılabilir.Peki bugün zaten yaşanıyor,neden irdeleme ihtiyacı doğuyor?Çünkü bugünü çözümleyebildiğimiz anda geleceği inşa etmiş oluyoruz demektir.Çünkü geçmiş,eğer eleştirel düşünce ve  neden sonuç ilişkisi ile anlaşılamazsa tarihe dönüşemez.Yani bugünü çözümleyemeyen çocuklarımız,yarınlarını inşa edemez.Geçmiş geçmemiş olarak kalır.Böylece de yarınlara Kültür Mirası olarak taşınamaz.Bu geleceğe taşıyamama durumu ise,çocuklarımızı köksüz bırakır.Geçmişindeki Kültür Mirasını geleceğe taşıyamayan toplumlar köksüz kalır ki,bu ayakta durmalarını zorlaştırır.Bir bitkinin bile gelişimi durduğunda,toprağı çapalanır,köklerine bakılır,havalandırılır ki daha da gelişsin.Toplumların yarınlara ulaşması içinde TARİH olmazsa olmazdır.Bu gerçekleşmediği zaman çocuklarımızdan ne sosyolojik ne de teknolojik gelişim beklemek biraz saflık olacaktır.

Oysa günümüzde,çocuklarımıza tarih, geçmiş zaman gibi çok basit bir çerçevede verilmektedir.Hatta çocuklara sorsak ,Tarih nedir?İhtiyacımız var mıdır? diye,alacağımız cevaplar çoğunlukla çok acı olacaktır.Genelde tarih nedir sorusuna verilen cevap,”Derstir;en iyi ihtimalle eskiden atalarımızın yaşadıkları” olmaktadır.İkinci cevap azınlıkta bile denebilir.Hatta bir kısım çocuk ve öğretmen en iyi tarih dersi de hikayeleştirilen tarihtir derse, şaşırmayın.Oysa tarih,düşünce emeği isteyen,hikaye olamayacak kadar ciddi bir akıl ürünü çalışma olmalıdır.Çünkü test sınavları için ezberletilen,hikayeleştirilen sürece tarih demek mümkün değildir.

Bugün olanı,dünde ya da bir önceki günde aramak saflık olur.Bugün belki de asırlar öncesine bile gidebilir.Yaşamda bir çok şey gibi tarih bilincini ya da tarih sürecini de satın almak mümkün değildir.Hatta finansal zenginliklerin varlığa dönüşmesi demek, işte bu ve benzeri entellektüel kavram ve çalışmalar için yatırım emeklerinden,aklın alın terinden geçer.O nedenle tembellikten vazgeçip ”Geçmişimizi,Tarih’e” dönüştürme sorumluluğumuz ve zorunluluğumuz vardır.Bu sorumluluğu taşımak yerine,tarih öğrettiğimizi zannettiğimiz test kağıtlarındaki doğru şıkkı bulma tiyatrosunun yanılsamasında kalırsak,çocuklarımızın tarihi olamayacağı gibi ne yazık ki geleceği de olamaz.Kendisi var olamayan bir neslin,üreteceği teknolojide olamaz.Çünkü hayalini kurduğumuz o teknolojiyi üretecek neslin önce kendi tarih bilincini üretip,kendi kültür tarihi varlığına katkı yapması gerekir ki kök salabilsin,”Kendisini üretebilsin” ve ilelebet

Türkiye Cumhuriyetini,

geleceğe taşıyabilsin.

Sevgilerimle,

MURAT KAÇAR

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir