Sevgili Dostlar merhaba,

yaşamdaki kavramlar çok değerlidir.Bir bireyin yaşamını inşaa ederken en kıymetli kılavuzu,kavramlar üzerinde düşünme olacaktır.Bir gencin kavram üzerinde düşünce emeğini esirgememeyi öğrenmesi,kendisinin neden sonuç ilişkisi oluşturması açısından hayatidir.

Sizlerle ”KAYBETME” kavramı üzerinde tartışmak istiyorum.

Günümüz popüler kültüründe kaybetmemek üzerine kurulu bir algı söz konusudur.Bu durum toplumsal yapımızı o kadar kuşatmaktadır ki,çocuklar,gençler hatta yetişkin,iyi öğretimli bireyler bile kazanma bağımlısı haline dönüşebiliyorlar.Küçücük bir çocuk bakıyorsunuz ki parkta oyunu kaybetmeyi başaramadığı için arkadaşıyla kavgaya tutuşuyor,hatta küsüyorlar birbirlerine..TEOG sınavı,üniversite sınavı hepsi aynı travmatik durumu oluşturuyor.TEOG da full+full yapmadığınızda iyi bir okula girmek hayal oluyor diyerek,daha 6,7,8.sınıfa giden minicik beyinlere asla kaybetme lüksün yok deniyor.Veli ya da öğretmen tarafından,bu hayatta ”Büyük Adam” olmak için,sıfır hata yapman lazım pompalanmaktadır. Ya ”Adam” olmak için kaç yapmak lazım acaba?Bu pek bahsedilmez genelde,neden?Çünkü kervan yolda düzülür,hele bir kazansın sonra bakarız durumudur bu.Oysa anne sütü,bir çocuğa 0-6 ay arası verilirse,ilaçtır.Ama 5 yaşında verilirse,musluk suyundan farkı yoktur.Yani doğru zamanda doğru değeri vermek önemlidir,yoksa değer,değer olmaktan çıkar..İşte bu algı içinde kazanmak için öğretildiği yanılgısına düşülen,sadece ezberden öteye geçemeyen matematik,fen vs derslerdeki veriler ne yazık ki bilgiye dönüşemeden unutulup yok olup gitmekte.Çünkü amaç sindirmek,anlamlandırmak ve hayata entegre etmek yerine sınavı kazanmak,kaybetmemek!Bunun doğal sonucu olarak ülke olarak istenen başarı da hayal olmakta,çocuklarımız yüksek teknolojiye ne yazık ki istenen süratte ulaşamamaktadır.Diplomalı bilgisizler topluluğunu oluşturmaktadır.Çünkü sınav süreçlerinde sadece verileri ezberlemekte olup asla,veriler üzerinde düşünme eylemi için emek harcamamaktadırlar.Enerjilerini,kof ezberleme için harcamaktadırlar.Bu durumda veri bilgiye dönüşememekte ve silinip gitmektedir.Sonuç olarak çocuk diplomaya ulaşıp,bilgiye ulaşamamaktadır.Bu durum,istihdamda gencin önündeki engel halini alıyor..Çünkü nitelikli iş gücüne katma değer yaratacak eleman olmaktan uzaklaşıyor.

Gençlerimize bakalım.Birbirleri ile  spor adına savaş eder hale geliyorlar.Spor neydi acaba diye düşündüğümüzde,aslında insanın ruh ve beden sağlığı açısından kıymetli,sosyolojik açıdan ise barışı,dostluğu geliştirecek,sağlamlaştıracak faaliyet ve organizasyonların bütünüdür.Oysa okullar arası müsabakalara baksanız,çocuklar birbirini hastanelik ediyor,kulüpler arası olana baksanız birbirlerini tokatlıyor,bıçaklıyor,hatta öldürüyorlar.Uluslararası yarışmalar deseniz,doping denen zehirli kimyasallarla gençler zehirleniyor,hayatlarını kazanma uğruna heba ediyorlar.Sorumsuzluk kazanma adına almış başını gidiyor.Kazanma adına ölümle raks ediyorlar.Koca koca bireylerin nasılda insansızlaştığını görüyorsunuz.

Gelin TV yarışmalarına ha keza..Kazanma adına her türlü fiziki,sözlü ya da manevi şiddet insanları boğuyor.Çünkü kazanan şu kadar para ödülü,bir dizi oyunculuğu ya da görsel dünyada bir figüranlık hayalinde..Oysa karşılığında ödedikleri bedel ise,hayatları.Çünkü yaşanan ruhsal çöküntü sonucu,aslında daha fiziken ölümle tanışmadan,bedenleri ruhlarının mezarı haline dönüşmekte.Boyutlarını kaybettikleri açık hava mezarının içinde kazanma oyununda köşe kapmaca oynuyorlar,ama farkındalıkları yok.Neden?Çünkü sadece kazanmaya programlanan beyinleri,kaybetmeyi bilmiyor.

Dostlarım,bir insanın en önemli güçlerinden biri kaybetmeyi başarmasıdır.Her kayıp,başarısızlık değildir.Başarısızlık,kaybetmeyi kaybetmektir.”Kaybetmeyi,kaybetmek demek;insanı insan yapan tüm değerleri kaybetmektir.”Bu durumda bireyin varlığından söz etmek söz konusu dahi olamaz.Öyle ise,kazanma adına yapılan değer yitimlerinin bedelleri hayatın yılları ile ödenmekte olup,an evvel bunun farkındalığını tüm çocuklara öğretmeliyiz/öğretmelisiniz.

Sevgilerimle,

Murat Kaçar

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir