Sevgili çocuklar merhaba,

temponuzun arttığı şu günlerde bazı çocuklarımızda panik olma durumu oluşabilmektedir.

*Acaba yapabilecek miyim?

*Başkaları yapabiliyor,ama ben zaten yapamam.

*İyi okula girmem imkansız,çünkü benim ”geometri,fizik kafam yok!”

*Ben bu kadar zorlanırken bu kadar konu nasıl biter,kesin yapamam ben…

*Benim okulumdan çok daha iyi okullara giden bir sürü öğrenci var.

*Bizim sınıftaki bir çok arkadaşım daha soru sorulurken cevaplıyor,ben sadece bakıyorum..

Yukarıda sıraladığım iç sesinizin söylediklerini çoğaltmamız mümkün.Ancak,bir çoğunuzun iç sesinin nedeni ”size öğretilmiş olan çaresizliktir!”Bu bir çok birey için ne yazık ki çok erken yaşlarda ebeveynler ile başlayan sonrasında öğretmenler ile devam eden olumsuz bir süreçtir.

*Elma soymak isteyen çocuğa,elini kesersin bırak diye kızmak,

*Su içmek istemeyen çocuğa,zorla su içirmek,

*Doyduğunu söyleyen çocuğa,aldırış etmeden zorla yemek yedirmek,

*Çocukları korumak adına yaşama ait tüm sorunları ebeveynin çözmesi,

*Öğretmenlerinin sürekli konuların zorluğundan bahsetmesi,

*Öğretmenlerin cocuklara başarısızlık duygusu yükleyerek başardıklarından çok başaramadıklarını gösterip, cesaretlerini kırmaları gibi..

”İyi niyetle yapıldığından kuşku duymadığım”bu davranışlara maruz kalan  çocuklarımız, birey olabilmeleri için çok önemli olan ”Kendiliklerini” geliştiremedikleri gibi birer yetişkin olup yaşamları içindeki sınavlardan biri olan lise ya da üniversite sınavlarına hazırlık süreçlerinde de kendilerini yetersiz ve zorluklarla mücadelede başarısız hissetmeketedirler.Oysa gözlemlerimizde birçok öğrenci için,bu durum gerçeği yansıtmamaktadır.Öğrenci bahsi geçen iç sesinin oluşturduğu korku sarmalından çıkabilirse olası başarısının önündeki en büyük engel kalkmış olacak belki de..Böyle bir çaresizlik içinde yaptıkları davranış:

*Çalışmayı bırakıp,başarısızlık korkusuna teslim olmak ya da

*Mutlaka bir öğretmenle ve/veya ebeveyn ile sembiyotik ders çalışma ilişkisi kurmak oluyor.

Bu durumdaki bir öğrenci için faydalı çalışma yapmak,artık zora girmiş demektir.Akademik fayda oluşturulsa bile süreçteki  psikolojik zedelenme nedeniyle yaşam başarısına katkı oluşamamaktadır.Oysa bu tür sınavlara hazırlık,aslında yaşama hazırlıktan öte birşey değildir.

Kıymetli öğrenciler,okduğunuz okulları bu kadar değerli kılan şey aslında ‘sizin kıymetli’ oluşunuzdur.Lütfen sizlere unutturulan kendilik değerinize sahip çıkın ve korkmayın!Yaşamınız korkmanız için kısa,yaşamanız için yeteri kadar uzundur.Kazanmadan daha önce,asıl olan, mücadele etmenizdir.Hayatta mücadele ettiğiniz sürece başarma şansınız olabilecektir..Aksi takdirde sahip olduğunuz nesnel varlıklarla kendiliğinizi ortaya koyamayacağınız gibi gelecek yaşamınızı insan bağımlılıklarına açık hale getirmiş olursunuz.

Eğer gerçekten başarmak istiyorsanız,bunu başarmak için kendi hayatınızın dümenine geçip,siz mücadele etmelisiniz..

Tüm çabanıza rağmen süreci tek başınıza yönetmekte zorlanıyorsanız,uzman bir psikolog ya da hekimden öneri almanızı tavsiye ederim.

Unutmayın ki Edison ampulü ilk denemesinde bulmadı 🙂

Yaşam başarınız bol olsun.

Sevgilerimle,

mk

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir